← Bütün yazılar

Çocuklarda Erken Matematik Becerilerinin Gelişimi

Çocuklarda matematik gelişimi, okulda matematik dersiyle başlamaz. Çocuklar çok daha erken dönemlerden itibaren çevrelerindeki miktarları, şekilleri, sıralamaları, benzerlikleri ve farklılıkları fark etmeye başlarlar.

Bir çocuğun oyuncaklarını sayması, iki tabaktan hangisinde daha fazla yiyecek olduğunu fark etmesi, blokları büyüklüklerine göre sıralaması veya tekrar eden bir örüntünün devamını tahmin etmesi erken matematik becerilerine örnek verilebilir.

Bu nedenle erken matematik becerileri yalnızca sayı sayabilmek veya rakamları tanımak anlamına gelmez.

Çocuğun;

gibi birçok farklı beceri matematiksel düşünmenin temelini oluşturur.

Erken çocukluk döneminde bu becerilerin desteklenmesi, ilerleyen yıllardaki matematik öğrenmeleri için önemli bir temel sağlayabilir.

Erken Matematik Becerileri Nedir?

Erken matematik becerileri, çocukların formal matematik eğitiminden önce günlük yaşam içerisinde geliştirmeye başladıkları temel matematiksel düşünme becerilerini ifade eder.

Çocuklar çevrelerindeki dünyayı anlamaya çalışırken sürekli olarak matematiksel ilişkilerle karşılaşırlar.

Örneğin;

gibi sorular matematiksel düşünmenin erken örnekleridir.

Bu beceriler zaman içerisinde daha karmaşık matematiksel kavramların öğrenilmesini destekleyebilir.

Matematiksel Düşünme Ne Zaman Başlar?

Matematiksel düşünmenin temelleri yaşamın oldukça erken dönemlerinde ortaya çıkmaya başlar.

Çocuklar henüz rakamları tanımadan önce bile miktarlar arasındaki bazı farklılıkları fark edebilirler.

Örneğin küçük bir çocuk iki tabaktan birinde daha fazla yiyecek olduğunu fark edebilir.

Yaş ilerledikçe çocuk;

başlar.

Dolayısıyla matematik gelişimi yalnızca kağıt üzerinde işlem yapma becerisi değildir.

Günlük yaşam içerisinde çevredeki düzeni ve ilişkileri anlamlandırma sürecidir.

Sayı Kavramı Nedir?

Sayı kavramı, çocuğun sayıların yalnızca ezberlenmiş kelimeler olmadığını, belirli miktarları temsil ettiğini anlamaya başlamasıdır.

Bir çocuk "Bir, iki, üç, dört, beş..." şeklinde sayı dizisini söyleyebilir.

Ancak bu durum tek başına sayı kavramını tam olarak anladığı anlamına gelmez.

Çocuğun "beş" sayısının beş nesnelik bir miktarı temsil ettiğini anlaması gerekir.

Örneğin masada beş oyuncak olduğunda çocuk bunları saydıktan sonra "Toplam beş tane var." diyebiliyorsa sayı ile miktar arasındaki ilişkiyi anlamaya başlamıştır.

Ezbere Saymak ile Gerçekten Saymak Aynı Şey midir?

Hayır.

Çocukların sayı dizisini ezberlemeleri ile nesneleri anlamlı biçimde saymaları farklı becerilerdir.

Gerçek sayma sırasında çocuk birkaç temel ilkeyi kullanır.

Örneğin çocuk masadaki dört arabayı "Bir, iki, üç, dört." şeklinde saydıktan sonra "Kaç araba var?" sorusuna yeniden saymadan "dört" diyebiliyorsa saymanın miktarla ilişkisini daha iyi kavradığını gösterebilir.

Miktar Kavramı

Matematiksel düşünmenin önemli parçalarından biri miktarlar arasındaki ilişkileri anlayabilmektir.

Çocuk zaman içerisinde;

gibi kavramları öğrenmeye başlar.

Örneğin iki tabağın birinde üç, diğerinde beş üzüm olduğunda hangi tabakta daha fazla üzüm bulunduğunu fark etmek miktar karşılaştırmasıyla ilişkilidir.

Bu beceri ilerleyen dönemde toplama, çıkarma ve sayı ilişkilerinin anlaşılması açısından önemli bir temel oluşturabilir.

Bire Bir Eşleme

Bire bir eşleme, bir gruptaki her nesneyi başka bir gruptaki tek bir nesneyle eşleştirebilme becerisidir.

Örneğin masada dört tabak ve dört kaşık varsa çocuğun her tabağın yanına bir kaşık koyması bire bir eşleme becerisinden yararlanmasını gerektirir.

Bu beceri sayı kavramının gelişimi açısından önemlidir.

Çocuk nesneleri sayarken de her nesneye bir sayı kelimesi atar.

Dolayısıyla bire bir eşleme günlük yaşamda oldukça doğal biçimde geliştirilebilir.

Karşılaştırma Becerileri

Çocuklar nesneleri çeşitli özelliklerine göre karşılaştırmayı öğrenirler.

Örneğin;

gibi kavramlar karşılaştırma becerileriyle ilişkilidir.

Bu kavramlar yalnızca dil gelişimi açısından değil, matematiksel ilişkileri anlamak açısından da önem taşır.

Örneğin çocuğa "Hangisi daha uzun?" sorusu sorulduğunda hem sözel kavramı anlaması hem de iki nesnenin fiziksel özelliklerini karşılaştırması gerekir.

Sınıflandırma Nedir?

Sınıflandırma, nesneleri belirli özelliklerine göre gruplandırabilme becerisidir.

Çocuk oyuncakları;

göre ayırabilir.

Örneğin kırmızı blokları bir gruba, mavi blokları başka bir gruba yerleştirmek basit bir sınıflandırma görevidir.

Yaş ilerledikçe çocuk aynı nesnenin birden fazla özelliğini dikkate almaya başlayabilir.

Örneğin "Büyük kırmızı şekilleri buraya, küçük kırmızı şekilleri buraya koy." gibi görevler daha karmaşık sınıflandırma gerektirir.

Sınıflandırma bilgilerin düzenlenmesini sağladığı için matematiksel ve genel bilişsel düşünme açısından önemli bir beceridir.

Sıralama Becerisi

Sıralama, nesneleri belirli bir özelliğe göre düzenleyebilmeyi ifade eder.

Örneğin çocuğun üç çubuğu en kısadan en uzuna doğru sıralaması matematiksel bir ilişkiyi anlamasını gerektirir.

Benzer şekilde;

gibi sıralamalar yapılabilir.

Bu beceri karşılaştırma ve ilişkisel düşünmeyle yakından bağlantılıdır.

Örüntü Nedir?

Örüntü, belirli bir kurala göre tekrar eden veya düzenli biçimde ilerleyen bir dizidir.

Örneğin kırmızı – mavi – kırmızı – mavi şeklinde devam eden bir dizi basit bir örüntüdür.

Çocuğun "Sonra hangi renk gelmeli?" sorusuna cevap verebilmesi örüntünün kuralını fark ettiğini gösterebilir.

Örüntü becerileri;

gibi süreçlerden yararlanmayı gerektirir.

Bu nedenle erken matematik gelişiminin önemli parçalarından biridir.

Geometrik Şekilleri Anlama

Çocukların çevrelerindeki şekilleri fark etmeleri de matematik gelişiminin bir parçasıdır.

Çocuk zaman içerisinde;

gibi temel şekilleri tanımaya başlayabilir.

Ancak şekil bilgisi yalnızca şeklin adını ezberlemek değildir.

Çocuğun şekillerin özelliklerini fark etmesi de önemlidir.

Örneğin farklı büyüklüklerde veya farklı yönlerde gösterilen üçgenlerin hâlâ üçgen olduğunu anlayabilmek daha gelişmiş geometrik düşünme gerektirir.

Mekânsal Beceriler

Mekânsal beceriler, nesnelerin birbirlerine ve kişinin kendisine göre konumlarını anlayabilme yeteneğiyle ilişkilidir.

Örneğin;

gibi kavramların anlaşılması mekânsal düşünmenin parçalarıdır.

Yapboz yapmak, bloklarla yapı oluşturmak veya bir nesnenin hangi parçayla tamamlanacağını düşünmek de mekânsal becerilerden yararlanmayı gerektirebilir.

Bu beceriler ilerleyen yıllarda geometri ve problem çözme süreçleri açısından da önem taşır.

Çocuklarda Problem Çözme ve Matematik

Matematik yalnızca doğru sonucu bulmak değildir.

Çocuğun bir probleme nasıl yaklaştığı da oldukça önemlidir.

Örneğin çocuk dört oyuncağını iki arkadaşına eşit şekilde dağıtmak istediğinde matematiksel bir problemle karşı karşıyadır.

Çözüm bulmak için;

Bu süreç matematiksel düşünmenin günlük yaşamdaki doğal bir örneğidir.

Çocuklara problem çözme fırsatı vermek, yalnızca hazır çözümler öğretmekten daha değerli olabilir.

Erken Matematik ile Dil Gelişimi Arasındaki İlişki

Matematiksel düşünme birçok dil kavramından yararlanır.

Örneğin çocuk;

gibi kavramları anlamadan bazı matematiksel görevleri çözmekte zorlanabilir.

Bu nedenle bazen matematik problemi gibi görünen bir güçlüğün altında yönergeyi veya kullanılan kavramları anlamama da bulunabilir.

Matematik becerileri değerlendirilirken dil gelişiminin dikkate alınması bu nedenle önemlidir.

Erken Matematik ile Bellek Arasındaki İlişki

Matematik görevleri sıklıkla çalışma belleğinden yararlanmayı gerektirir.

Örneğin çocuk basit bir işlem yaparken başlangıçtaki miktarı zihninde tutmalı, üzerine yeni miktarı eklemeli ve sonucu hesaplamalıdır.

Benzer şekilde birkaç aşamalı bir matematik problemini çözerken verilen bilgileri akılda tutması gerekebilir.

Bu nedenle çalışma belleğindeki güçlükler bazı matematik görevlerindeki performansı etkileyebilir.

Erken Matematik ile Dikkat Arasındaki İlişki

Matematiksel bir görevde çocuk;

Bu nedenle dikkat güçlükleri çocuğun matematik performansına yansıyabilir.

Örneğin çocuk işlemi nasıl yapacağını biliyor olabilir ancak sorudaki bir ayrıntıyı atladığı için yanlış cevap verebilir.

Bu durum matematik bilgisinin yetersiz olduğu anlamına gelmeyebilir.

Çocuğun yaptığı hatanın niteliğine bakmak bu nedenle önemlidir.

Yaşa Göre Erken Matematik Gelişimi

Matematik becerileri zaman içerisinde giderek daha karmaşık hâle gelir.

Ancak aşağıdaki özelliklerin kesin yaş sınırları olarak değil, genel gelişimsel örnekler olarak değerlendirilmesi gerekir.

2–3 Yaş

Çocuklar;

başlayabilirler.

Sayı dizisini bazı bölümleriyle ezbere söylemeleri mümkündür ancak sayı-miktar ilişkisi henüz gelişmektedir.

3–4 Yaş

Çocuk küçük miktarları saymaya, temel şekilleri tanımaya ve nesneleri basit özelliklerine göre gruplandırmaya başlayabilir.

Büyük-küçük ve az-çok gibi karşılaştırma kavramları giderek daha anlamlı hâle gelir.

4–5 Yaş

Sayma becerileri daha düzenli hâle gelebilir.

Çocuk nesneleri sayı kelimeleriyle eşleştirebilir, basit örüntüleri tamamlayabilir ve nesneleri belirli özelliklerine göre sıralayabilir.

Günlük yaşam içerisinde basit toplama ve çıkarma düşüncesinin temelleri görülebilir.

Örneğin "İki elman vardı, bir tane daha verdim. Şimdi kaç tane oldu?" gibi somut problemler üzerinde düşünebilir.

5–6 Yaş

Çocuk sayı ve miktar ilişkilerini daha iyi anlamaya başlayabilir.

Basit matematiksel problemleri somut materyaller yardımıyla çözebilir, örüntülerdeki kuralları daha kolay fark edebilir ve sıralama-karşılaştırma görevlerinde daha karmaşık ilişkileri kullanabilir.

Okula yaklaşıldıkça matematiksel sembollerle karşılaşma artabilir ancak kavramsal anlamın yalnızca sembol ezberinden daha önemli olduğu unutulmamalıdır.

Okul Çağı

Okul döneminde çocuklardan giderek daha soyut matematiksel işlemler yapmaları beklenir.

Toplama, çıkarma, çarpma ve bölme gibi işlemlerin yanında problem çözme, sayı ilişkilerini anlama ve matematiksel akıl yürütme önem kazanır.

Bu dönemde erken çocuklukta gelişen miktar, sıralama, örüntü ve sayı kavramları daha karmaşık matematik becerilerinin temelini oluşturabilir.

Çocukların Matematik Becerileri Nasıl Desteklenebilir?

Erken matematik gelişimini desteklemek için çocuğa sürekli çalışma kağıtları yaptırmak gerekmez.

Günlük yaşam matematiksel düşünme açısından çok sayıda fırsat sunar.

Günlük yaşamda sayın

Merdivenlerden çıkarken basamakları, masaya tabak koyarken tabakları veya oyun sırasında oyuncakları birlikte sayabilirsiniz.

Ancak yalnızca sayı dizisini tekrar etmek yerine miktarla ilişki kurulmasına dikkat edilebilir.

Örneğin "Dört kişiyiz. Kaç tabağa ihtiyacımız var?" gibi sorular daha anlamlı matematik deneyimleri oluşturabilir.

Karşılaştırma soruları sorun

Günlük yaşamda;

gibi sorular sorulabilir.

Bu tür sorular karşılaştırma ve ilişkisel düşünmeyi destekleyebilir.

Sınıflandırma oyunları oynayın

Oyuncakları;

gibi özelliklerine göre gruplandırabilirsiniz.

Daha sonra çocuğa "Bunları başka nasıl gruplayabiliriz?" diye sorarak farklı çözüm yolları üretmesini teşvik edebilirsiniz.

Örüntüler oluşturun

Boncuk, blok veya günlük nesneler kullanılarak basit örüntüler oluşturulabilir.

Örneğin kırmızı – sarı – kırmızı – sarı dizisi hazırlanıp "Sonra hangisi gelmeli?" diye sorulabilir.

Çocuk geliştikçe örüntüler daha karmaşık hâle getirilebilir.

Yemek yaparken matematiği kullanın

Mutfak, erken matematik için oldukça zengin bir ortamdır.

Çocukla birlikte;

Örneğin bir meyveyi iki parçaya bölmek, çocuğun bölüm ve parça kavramlarıyla doğal biçimde karşılaşmasını sağlar.

Çocuğa çözüm üretmesi için zaman tanıyın

Çocuk yanlış cevap verdiğinde cevabı hemen söylemek yerine;

gibi sorular kullanılabilir.

Matematiksel düşünmede yalnızca doğru cevap değil, çocuğun çözüm yolu da önemlidir.

Matematik Öğretirken Yapılabilecek Yaygın Hatalar

Çocukların erken yaşta çok fazla rakam ezberlemesi veya işlemleri hızlı yapması her zaman güçlü matematiksel anlayış anlamına gelmez.

Kavramları anlamadan yalnızca sembolleri ezberlemek ilerleyen dönemde güçlük yaratabilir.

Bu nedenle "5 + 2 kaç?" sorusunun cevabını ezberletmekten önce çocuğun beş nesneye iki nesne daha eklendiğinde miktarın nasıl değiştiğini anlaması daha önemlidir.

Ayrıca çocuk yanlış cevap verdiğinde "Matematiğin kötü." gibi ifadelerden kaçınılmalıdır.

Bir beceride zorlanmak çocuğun matematik konusunda yetersiz olduğu anlamına gelmez.

"Ben Matematikte Kötüyüm" Algısı Nasıl Oluşur?

Çocuklar yetişkinlerin matematik hakkındaki tutumlarından etkilenebilirler.

Ebeveynin sürekli "Ben de matematiği hiç anlamazdım." veya "Bizim ailede matematik yok." gibi ifadeler kullanması çocuğun kendi yeteneği hakkında erken ve sabit bir inanç geliştirmesine katkıda bulunabilir.

Bunun yerine "Bu soru zor geldi, başka bir yöntem deneyebiliriz." gibi süreç odaklı ifadeler kullanılabilir.

Amaç çocuğa her zaman başarılı olduğunu söylemek değil, zorlanmanın öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu göstermektir.

Matematik Kaygısı Çocuklarda Görülebilir mi?

Evet.

Bazı çocuklar matematik görevleri karşısında yoğun endişe yaşayabilir.

Bu kaygı özellikle sürekli hata yapma korkusu, olumsuz geri bildirim veya yüksek performans baskısıyla ilişkili olabilir.

Kaygı arttığında çocuğun dikkat ve çalışma belleği kaynaklarının bir bölümü endişeyle meşgul olabilir ve bu durum gerçek performansını olumsuz etkileyebilir.

Bu nedenle çocukların matematik deneyimlerini yalnızca sonuç ve hız üzerinden değerlendirmemek önemlidir.

Çocuklarda Matematik Güçlüğü Ne Anlama Gelir?

Bir çocuğun bazı matematik görevlerinde zorlanması tek başına öğrenme bozukluğu olduğu anlamına gelmez.

Güçlüğün;

birlikte değerlendirilmelidir.

Bazı çocuklar sayı kavramını anlamakta zorlanabilirken bazıları işlemleri öğrenmesine rağmen problem çözme aşamasında güçlük yaşayabilir.

Bu farklılıkların ayrıntılı biçimde incelenmesi daha anlamlıdır.

Diskalkuli Nedir?

Diskalkuli terimi, matematik öğrenme ve sayı işleme alanlarındaki belirgin ve kalıcı güçlüklerle ilişkili olarak kullanılabilir.

Ancak matematikte zorlanan her çocukta diskalkuli olduğu söylenemez.

Özgül öğrenme bozukluklarının değerlendirilmesi;

gibi çok sayıda faktörün birlikte ele alınmasını gerektirir.

Tek bir matematik testi veya dijital değerlendirme sonucu tanı koymak için yeterli değildir.

Erken Matematik Becerileri Nasıl Değerlendirilir?

Erken matematik değerlendirmesinde yalnızca çocuğun kaç rakam tanıdığına bakmak yeterli değildir.

Çocuğun;

gibi farklı becerileri incelenebilir.

Değerlendirme sırasında çocuğun yalnızca doğru ve yanlış cevaplarına değil, problemi nasıl çözdüğüne de bakmak önemlidir.

Örneğin iki çocuk aynı doğru cevabı bulabilir ancak tamamen farklı stratejiler kullanmış olabilir.

Bu stratejiler çocuğun matematiksel düşünme biçimi hakkında değerli bilgiler sağlayabilir.

Ne Zaman Bir Uzmandan Destek Alınabilir?

Çocukların bazı matematik becerilerini farklı hızlarda öğrenmeleri doğaldır.

Ancak güçlükler;

daha ayrıntılı değerlendirme düşünülebilir.

Amaç çocuğu "matematiği kötü" şeklinde etiketlemek değil, hangi becerilerde zorlandığını ve bu güçlüğün altında hangi süreçlerin bulunabileceğini anlamaktır.

ECUP ile Aritmetik ve Erken Matematik Becerilerinin Değerlendirilmesi

Matematik becerilerinin değerlendirilmesi yalnızca çocuğun belirli işlemleri doğru yapıp yapamadığına bakmak anlamına gelmez.

Çocuğun sayı ve miktar ilişkilerini nasıl anladığı ve matematiksel görevlerde hangi bilişsel süreçlerden yararlandığı daha kapsamlı bir değerlendirme için önemlidir.

ECUP, çocukların gelişim süreçlerini farklı beceri alanları üzerinden değerlendirmeye ve zaman içerisindeki değişimi takip etmeye yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiş dijital bir değerlendirme sistemidir.

ECUP kapsamında aritmetik becerilerden elde edilen bilgiler; dikkat, bellek, dil, fonolojik farkındalık ve sosyal-duygusal beceriler gibi diğer alanlarla birlikte ele alınabilir.

Böylece yalnızca "Kaç soruyu doğru yaptı?" sorusuna değil;

"Çocuk matematiksel ilişkileri nasıl anlıyor, hangi görevlerde güçlü ve hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyuyor?"

sorularına da odaklanmak mümkün olabilir.

ECUP'tan elde edilen sonuçlar klinik tanı veya özgül öğrenme bozukluğu tanısı yerine geçmez. Belirgin ve devam eden matematik güçlüklerinde sonuçların çocuğun eğitim deneyimi, akademik performansı, gelişim öyküsü ve gerektiğinde kapsamlı uzman değerlendirmeleriyle birlikte ele alınması önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Çocuğum 100'e kadar sayabiliyor. Matematik gelişimi ileri mi?

Tek başına sayı dizisini ezbere söyleyebilmek matematiksel gelişimin tamamını göstermez. Çocuğun sayıların temsil ettiği miktarları anlayabilmesi, karşılaştırabilmesi ve sayı bilgisini günlük problemlerde kullanabilmesi de önemlidir.

Matematik öğretmeye kaç yaşında başlanmalıdır?

Çocuklar erken dönemlerden itibaren miktar, şekil, sıralama ve karşılaştırma gibi matematiksel kavramlarla doğal olarak karşılaşırlar. Erken çocukluk döneminde formal derslerden ziyade oyun ve günlük yaşam içerisindeki matematik deneyimleri daha uygun olabilir.

Çocuğa toplama ve çıkarma ezberletilmeli mi?

İşlem sonuçlarını ezberlemek zaman içerisinde bazı görevleri hızlandırabilir ancak özellikle erken dönemde çocuğun işlemin ne anlama geldiğini anlaması daha önemlidir. Somut nesneler kullanılarak miktardaki değişimin görülmesi yararlı olabilir.

Matematik becerileri geliştirilebilir mi?

Evet. Çocukların matematik becerileri öğrenme ve deneyimle gelişebilir. Yaşa uygun oyunlar, problem çözme fırsatları ve günlük yaşam içerisindeki matematik deneyimleri gelişimi destekleyebilir.

Çocuğum matematiği sevmiyor. Bu matematikte başarısız olacağı anlamına gelir mi?

Hayır. Çocuğun matematiğe yönelik tutumu önceki deneyimlerinden, görevin zorluk seviyesinden ve çevreden aldığı geri bildirimlerden etkilenebilir. İlgi ve performans zaman içerisinde değişebilir.

Matematik testi diskalkuli tanısı koyar mı?

Hayır. Tek bir matematik testi veya dijital değerlendirme aracı diskalkuli ya da başka bir özgül öğrenme bozukluğunun tanısını koymak için yeterli değildir. Kapsamlı değerlendirme gerekir.

Sonuç

Çocuklarda erken matematik becerileri, sayı saymaktan çok daha geniş bir gelişim alanını kapsar.

Çocuklar matematiksel düşünmeyi;

kullanırlar.

Bu beceriler dikkat, bellek, dil ve problem çözme gibi diğer bilişsel süreçlerle yakın ilişki içerisindedir.

Bu nedenle çocuğun matematik gelişimini değerlendirirken yalnızca "Kaça kadar sayabiliyor?" veya "Kaç işlemi doğru yapıyor?" sorularına odaklanmak yeterli değildir.

Daha anlamlı olan;

"Sayı ve miktar ilişkilerini nasıl anlıyor, matematiksel problemleri nasıl çözüyor, hangi kavramlarda güçlü ve hangi becerilerinin desteklenmesine ihtiyaç duyuyor?"

sorularına cevap aramaktır.

Bu yaklaşım matematiği yalnızca doğru cevaplardan oluşan bir ders olarak değil, çocuğun çevresindeki ilişkileri anlamasına yardımcı olan bir düşünme biçimi olarak ele almamızı sağlar.

Bilgilendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve bireysel psikolojik, gelişimsel, akademik veya özgül öğrenme güçlüğü değerlendirmesi yerine geçmez. Çocuğun matematik gelişimi veya öğrenme becerileriyle ilgili belirgin ve devam eden bir endişe bulunması durumunda uygun bir uzmana başvurulması önerilir.

Çocukların gelişimini birlikte keşfedelim.

Demo Talep Et Giriş
ECUP

Demo hesabınızı oluşturun.

Bilgileri doldurun, demo hesabınız anında hazır olsun.

Hesap bilgileriniz bu adrese tanımlanır.
Demo öğrencisi Değerlendirmeyi bu öğrenci için oluşturacağız.
2-10 yaş arası bir öğrenci girin.

Demo hesabınız hazır.

Aşağıdaki bilgilerle giriş yapabilirsiniz. Bu şifreyi not alın — bu ekranı kapattığınızda tekrar gösterilmez.

E-posta
Şifre
Giriş Yap
ECUP

Hakkımızda

Çocukların gelişimi burada görünür olur.

ECUP (Eğitsel Check-Up Programı), okul öncesi ve ilkokul dönemindeki çocukların bilişsel gelişimini bilimsel yöntemlerle değerlendirmek, desteklemek ve raporlamak amacıyla geliştirilmiş dijital bir eğitim teknolojisidir. Çıkış noktamız çok basit bir soruydu: "Her çocuğun kendine özgü bir gelişim yolculuğu varsa, bu yolculuğu neden herkes için aynı araçlarla izliyoruz?"

Bu sorudan yola çıkarak; pedagoglar, çocuk gelişimi uzmanları ve eğitim teknolojileri mühendislerinden oluşan ekibimizle, çocukları sınamayan, onları anlamaya çalışan bir sistem tasarladık. ECUP'taki her egzersiz, yaş gruplarının gelişim özelliklerine uygun olarak ve pedagog gözetiminde hazırlanır. Amacımız çocuğa bir not vermek değil; onun güçlü yönlerini, ilgi alanlarını ve desteklenmeye açık taraflarını görünür kılmaktır.

Bugün ECUP; dil, matematik, bellek, dikkat, fonetik ve sosyal-duygusal beceriler olmak üzere altı gelişim alanında, 15'ten fazla bilişsel beceriyi oyun tadında ekran egzersizleriyle gözlemliyor. Her uygulamanın ardından saniyeler içinde iki ayrı rapor üretiyor: velilere çocuklarının gelişimini sade bir dille anlatan bir özet, eğitimcilere ise alan alan ilerlemeyi gösteren detaylı bir gelişim haritası. Yapay zekâ desteğiyle her çocuğa özel hazırlanan 16 haftalık çalışma kağıtları ve ebeveyn tutum ölçekleriyle, okul ile aile arasında ortak bir dil kuruyoruz.

Türkiye'nin dört bir yanında 300'den fazla kurum ve 10.000'i aşkın öğrenci, gelişim süreçlerini ECUP ile takip ediyor. Boylamsal takip yaklaşımımız sayesinde bir çocuğun bilişsel gelişimi yıllar içinde tek sistem üzerinden izlenebiliyor; sonuçlar Türkiye normlarıyla karşılaştırılarak kanıta dayalı, kişiselleştirilmiş gelişim planlarına dönüşüyor.

Misyonumuz: Her çocuğun gelişim yolculuğunu görünür kılmak; eğitimcilere ve ailelere, çocuğu bir bütün olarak anlamalarını sağlayan bilimsel, anlaşılır ve uygulanabilir araçlar sunmak.

Vizyonumuz: Erken çocukluk eğitiminde veriye dayalı, bireyselleştirilmiş gelişim takibini standart hâline getirmek ve bu alanda Türkiye'den dünyaya uzanan öncü bir eğitim teknolojisi olmak.

Çünkü biz inanıyoruz ki, doğru zamanda doğru şekilde anlaşılan her çocuk, potansiyelinin en üst noktasına ulaşabilir. ECUP olarak işimiz; o anlama anını mümkün olan en erken zamanda, en doğru araçlarla yakalamak.

ECUP

Gizlilik ve Kullanım Şartları

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

ECUP olarak, kullanıcılarımızın ve özellikle platformumuz aracılığıyla gelişimi takip edilen çocukların kişisel verilerinin korunmasını en öncelikli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu metin; ECUP web sitesi, ECUP Portal ve ilgili tüm dijital hizmetlerin kullanımına ilişkin gizlilik ilkelerimizi ve kullanım şartlarımızı açıklar. Platformu kullanarak bu şartları kabul etmiş sayılırsınız.

1. Topladığımız Veriler

Hizmetlerimizi sunabilmek için yalnızca gerekli olan asgari veriyi topluyoruz. Bunlar; kurum yöneticileri ve öğretmenler için ad-soyad, e-posta adresi ve kurum bilgileri; öğrenciler için ise yalnızca eğitsel değerlendirme sürecinin gerektirdiği ad, yaş grubu, sınıf bilgisi ve egzersiz sonuçlarıdır. Çocuklara ait fotoğraf, ses kaydı veya konum verisi toplanmaz. Ebeveyn tutum ölçeği yanıtları, yalnızca ilgili çocuğun gelişim raporunun oluşturulması amacıyla işlenir.

2. Verilerin Kullanım Amacı

Toplanan veriler; çocukların bilişsel gelişim değerlendirmelerinin yapılması, gelişim raporlarının oluşturulması, kişiselleştirilmiş çalışma kağıtlarının hazırlanması ve kurum yöneticilerine yönelik istatistiksel özetlerin üretilmesi amacıyla kullanılır. Veriler hiçbir koşulda reklam, pazarlama veya profilleme amacıyla üçüncü taraflarla paylaşılmaz ve satılmaz.

3. KVKK Uyumu ve Hukuki Dayanak

ECUP, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında veri sorumlusu sıfatıyla hareket eder. Öğrencilere ait veriler, kurum ile imzalanan sözleşme ve velilerden alınan açık rıza kapsamında işlenir. Veri sahipleri; verilerine erişme, düzeltme, silme ve işlemeye itiraz etme haklarına sahiptir. Bu haklarınızı kullanmak için bize WhatsApp iletişim hattımızdan veya kurumunuz aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

4. Veri Güvenliği ve Saklama

Tüm veriler şifreli bağlantılar (SSL/TLS) üzerinden iletilir ve yetkilendirme tabanlı erişim kontrolleriyle korunan sunucularda saklanır. Bir öğrencinin verilerine yalnızca bağlı olduğu kurumun yetkili kullanıcıları erişebilir. Kurum ile sözleşmenin sona ermesi hâlinde, öğrenci verileri makul bir geçiş süresinin ardından geri döndürülemez biçimde silinir veya anonimleştirilir.

5. Çerezler

Web sitemizde yalnızca oturum yönetimi ve temel site işlevselliği için zorunlu çerezler kullanılır. Üçüncü taraf reklam veya izleme çerezi kullanılmaz.

6. Kullanım Şartları

ECUP Portal hesapları kuruma özeldir; hesap bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılmasından doğan sorumluluk kullanıcıya aittir. Platformdaki egzersizler, raporlar, çalışma kağıtları ve tüm içerikler ECUP'un fikri mülkiyetindedir; yazılı izin olmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve ticari amaçla kullanılamaz. Raporlar, tıbbi tanı aracı değildir; çocuğun gelişimine ilişkin eğitsel bir değerlendirme sunar ve gerektiğinde uzman görüşüyle birlikte yorumlanmalıdır.

7. Değişiklikler

Bu metin gerektiğinde güncellenebilir. Önemli değişiklikler, kurum yöneticilerine e-posta yoluyla veya portal üzerinden duyurulur. Güncel sürüm her zaman bu sayfada yayımlanır.

8. İletişim

Gizlilik ve kullanım şartlarıyla ilgili her türlü soru, talep ve bildirim için bize WhatsApp iletişim hattımızdan ulaşabilirsiniz.